Endüstri 4.0’dan Toplum 5.0’a

Endüstri 4.0’dan Toplum 5.0’a

İnsanoğlunun tarihi boyunca yaşanan her büyük gelişme, sanki gelinen son noktanın o olduğuna dair bir izlenim yaratır. Fakat bilim ve teknoloji dur durak bilmeyerek ilerlemeye ve son tüketiciyi şaşırtmaya devam eder.

18. ve 19. yüzyıllarda buhar gücüyle çalışan makinelerin üretilmesiyle beraber başlayan makineleşme, 20. yüzyılda buharın yerini elektriğe bırakmasıyla devam ederek dünyayı değiştirdi. Takip eden yıllarda bilgisayarın ve internetin de insan hayatına girerek büyük bir yer kaplamasıyla birlikte gelinen son noktada dijital bir dönüşümden söz etmek mümkün.

Dünyayı baştan yaratan inovasyon akımı, süregelen alışkanlıkların yerini yenilikçi yöntemlere bırakmasını sağlıyor. Her gün gerçekleştirilen yeni bir gelişme, insanları nasıl bir geleceğin beklediğine dair ipuçları veriyor. Peki son zamanlarda her yerde sıklıkla duyulan Endüstri 4.0 ve yeni yeni gündeme oturan Toplum 5.0 kavramları ne ifade ediyor?

Sanayide 4. boyut

Bilişim teknolojilerinin, otomasyon sistemlerinin, dijital veri alışverişlerinin, yenilikçi üretim teknolojilerinin, nesnelerin internetinin, yapay zekanın ve hatta robotların bilim kurgu filmlerinden çıkarak gerçeğe dönüşmesi, sanayide gelinen son boyutu tanımlar nitelikte. Endüstri 4.0 olarak da bilinen 4. Sanayi Devrimi’nin, modern teknolojinin insanların üstünden büyük oranda iş yükünün alındığı bir dönemi ifade ettiği savunulabilir.

Siber-fiziksel sistemlere dayalı üretimin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan Endüstri 4.0, akıllı fabrikaların oluşmasında da büyük bir rol oynuyor. Bu anlamda nesnelerin interneti ile siber-fiziksel sistemler, gerek birbirleriyle gerekse insanlarla iletişime geçebiliyor. Bu da makinelerin ve insanların arasında üst seviyelerde etkileşim oluşmasını sağladığı gibi etkili iş birliklerinin de doğmasına önayak oluyor.

4. Sanayi Devrimi’nin bir diğer getirisi de verilerin toplanmasına ve doğru bir şekilde analiz edilmesine olanak sağlaması olarak öne çıkıyor. Büyük veri olarak tanımlanan bu kavram ile çok daha verimli iş modelleri ortaya çıkabiliyor. Öte yandan bulut teknolojisi ile verileri depolamak çok daha güvenli bir hale gelirken, artırılmış gerçeklik gibi simülasyonlar ile sanal ve fiziksel dünya arasındaki sınırlar giderek inceliyor.

Bunun yanı sıra insansı davranışlar sergileyen robotlar ve sürücüsüz trafiğe çıkabilen otomobiller gibi gelişmeler, insanlara olan ihtiyacı azaltarak otonom süreçle işleyen bir dünyaya işaret ediyor.

Teknolojiyle güçlenen akıllı toplumlar

İnsanlar hala Almanya önderliğinde başlatılan Endüstri 4.0’a ayak uydurmaya çalışırken, Japonya Toplum 5.0 kavramını öne sürerek dünyanın içinden geçtiği bu dönüşümün henüz tamamlanmadığının sinyallerini verdi.

Teknolojik gücü doğru bir şekilde yönetebilen akıllı toplumları ifade eden Toplum 5.0 felsefesi, toplum odaklı insansız teknolojiler olarak yorumlanıyor. Toplumları dijital dönüşüme hazırlamanın yanı sıra yaşlanan dünya nüfusu, çevre kirliliği ve doğal afet gibi tehlikelere karşı çözümler üretmeyi hedefleyen Toplum 5.0, teknolojiden toplumların çıkarları gözetilerek faydalanılmasını öngörüyor.

Toplum 5.0 ile dijital dönüşümün sadece sanayi alanında değil, her alanda gerçekleşmesinin önemi vurgulanıyor. Endüstri 4.0 ile insan hayatına giren teknolojilerin, toplumlara fayda sağlayacak şekilde kullanılması amaçlanıyor. Teknolojinin toplumlar tarafından bir tehlikeden ziyade bir yardımcı olarak algılanılması vizyonuyla yola çıkan Toplum 5.0 akımı, geleceği yeniden şekillendirecek gibi görünüyor.